Anasayfa            İlanlarınız             Üye ol               Üyelerimiz        Sitede Ara         Hizmetlerimiz           İletişim

Anasayfa            İlanlarınız             Üye ol               Üyelerimiz        Sitede Ara         Hizmetlerimiz           İletişim
KİLİS'TEN FIKRALAR


Pat Ahmet'in oğlu,Dr.Emin Bilgen'in kardeşi Hüseyin Ağanın soruları:
-Hüseyin Ağa kışın ne kötülüğü var?
-Hüseyin Ağa şöyle cevap verir:
-Damla şıpırtısı,karı zırıltısı,alacak güpürtüsü,olursa... bir erkeğin beli kırılır.
-Peki Hüseyin Ağa,ya kışın iyiliği?
-Eyiliğine gelince...Soba tıkırtısı,para şıngırtısı,güzel kingirtisi olursa...O erkeğin hayatına diyecek olmaz.
+++

Azez ve Kilis sancak beyi olan zulüm ve şiddet ile ün yapmış,Sarı Abdurrahman Paşa bir kış günü Çekmeceli Mehmet Hocayı ziyarete gelir.Hoca caminin damına loğ çekmektedir.Paşa bir süre bekler.Hoca damdan aşağı inmez bir türlü.Paşa dama çıkar.Hoca Paşaya bir şey söylemeden elinden tutarak damın dört tarafını dolaştırır.Paşa hayretle sorar:
-Hocam der.Beni böyle damın başında ne dolaştırıyorsun?
Hoca şu cevabı verir:
-Zalimin bastığı yerde ot bitmez derler.Seni caminin damında dolaştırmaktan maksadım budur.Bastığın yerde ot bitmez,caminin damı da kışın akmaktan kurtulur.Hiç olmazsa camiye bir hayrın dokunsun.

+++
Bir kaç Kilisli kahvede otururken bahse tutuşuyorlar.Odun pazarcılarından Apkerim Emmi adlı kişinin şaşılık derecesi üzerine tartışıyorlar.Apkerim,o kadar şaşı imiş ki her şeyi çift görürmüş.
Orada bulunanlardan biri:
-Eğer Apkerim Emmi gerçeği görür söylerse,benden kırk sini kaymaklı künefe(kadayıf) var.Öbürü karşılık vermiş:
-Yok görüp söylerse benden kırk sini kaymaklı künefe.
Yağmurlu bir gece...Ortalık zifiri karanlık.Ellerinde fanusları(Eskiden elektrik olmadığı için el feneri-fanuslar kullanılırdı.) gece yağmur yağarken geç vakitte Apkerim'in sesi:
-Kim o?
-Hele kapıya gel
-Ne var
-Apkerim emmi,essah sen bir iki görmüşsün bunun aslı var mı?
Apkerim Emmi kapıya gelen iki kişiye bakmış,bakmış sonrada onlara şöyle demiş:
-Dört fennüs,dört densiz gecenin bu vaktinde bunun için mi geldiniz.Vah babo,vah...

+++


Kilisli kadının biri çarşıya,satmak üzere elindeki tas yoğurdu ile giderken,İbrahim Paşanın askerlerinden biri kadının elindeki tası alarak yoğurdu içer bitirir.Parasını da vermez.
Yoksul kadın kışlaya gelir,durumu İbrahim Paşa'ya şikayet eder.Der:Böyle böyle...

İbrahim Paşa tüm askerlerini toplar ve dizer.Kadına hangi asker,hangi kişi olduğunu göster der.Ve kadına askeri tanımadığı taktirde askere uygulayacağı cezanın kendisine de uygulanacağını söyler.Kadın dizili duran askerlerin arasından yoğurdu içen kişiyi tanır ve budur der.Askerler üç kez başka şekillerde dizilir.Her defasında kadın aynı kişiyi gösterir.İbrahim Paşa hançerini çıkararak gösterilen askerin midesini deşer,deşilen mideden yoğurt aktığı görülür.O zaman İbrahim Paşa:
-Haklısın kadın,al paranı git,der.

+++


Hacı Nafi Efendi,Kilis'in ünlü şair ve ediplerinden biridir.Hicaza gidip geldikten sonra,büsbütün inzivaya,kendi köşesine çekilmiştir.Dışarıya pek az çıkardı.Hacı Abdülkadir Ağa'yı çok severdi.Bir gün Abdülkadir Ağa'yı ziyarete gitti.Kendisine gösterilen saygıdan dolayı harem dairesine alındı.

O sırada şair geçinenlerden biri Abdülkadir Ağa'yı ziyaret için selamlığa gelmiştir.Bir süre bekler.Ağanın selamlığa çıkmadığını görünce bir kağıdın üzerine:
"Efendime ayan olsun,hak-i paye Besim geldi"
Mısrasını yazarak içeriye yollar.İçeride bulunan Hacı Nafi Efendi ev sahibinin de onayını alarak kağıdın altına şu mısrayı yazıp iade eder:
"Teşarşür aleminde iken kazara pisim geldi"
Besim Efendi,taşın nereden geldiğini anlayarak darılıp oradan ayrılır.


+++


Akcurun mahallesinden cimriliği ile tanınmış biri,yatsı namazı için geldiği camide namazı birdenbire bozarak,dışarı çıkar.Bir süre sonra gelir ve yerine oturur,namaza devam eder.Namaz kılındıktan sonra yanındaki sorar:
-Nereye gittin?
-Eve gittim.
-Ne için?
-Çırayı yanık bırakmıştım,birden aklıma geldi.Gideyim de söndüreyim dedim.Öbürü:
-Vah aklına,ya yemenilerin eskimedi mi?
Akcurunlu koynunda sakladığı yemenileri çıkarıp,yanındakilere gösterirken şöyle demiş:
-Yorum bak,bende o göz var mı?Parmağı ile bir gözünün alt kapağını bastırarak aşağı çekmiş.
-Çütledim koltuğuma aldım,demiş.

+++


Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa,Kilis'te Kurdağa Çeşmesinin kuzeyine büyük bir askeri kışla yaptırmış.Halkın ilgisini çekmek için kışlada davul zurna çaldırarak ip cambazlarını oynatmış.Maksadı asker toplamak.Kilis'te ahali merak ederek kışlaya doluşmuş.Paşa emir vermiş,kışlanın kapıları kapanmış.İçeride işe yarar,eli kolu sağlam askerleri(erkekleri)asker etmiş.Açıkgöz Kilislinin biri de topal ve çolak adam taklidi yaparak bu vartayı atlatmıştır.
Ama bir kadının kocası,oğlu ve kardeşi,üçü birden içerde kalarak askere alınmış.Kilis'li kadın İbrahim Paşa'ya şikayete gittiğinde Paşa kendisine,üçünden birinin bağışlanacağını söylemiş,kadına:
-Kocanı mı oğlunu mu,kardeşini mi hangisini bırakayım,sen söyle kadın dediğinde kadın şu cevabı vermiş:
-Koca dediğin elde çok
-Evlat dediğin belde çok
-Bağdat gibi diyar olmaz,
Kardeş gibi yar olmaz.Sen benim kardaşımı bağışla.



+++


Kaynak:ZEYTİNDALI DERGİSİ