Anasayfa            İlanlarınız             Üye ol               Üyelerimiz        Sitede Ara         Hizmetlerimiz           İletişim

Anasayfa            İlanlarınız             Üye ol               Üyelerimiz        Sitede Ara         Hizmetlerimiz           İletişim
Kilis'in Kurtuluşu



 
Kilis tarihi çok eski bir kenttir. 1516 yılında Merc-i Dabık Zaferinden sonra Osmanlılara geçmiş stratejik konumu önem kazanmıştır. I.Dünya savaşında yurdumuz işgal kuvvetleri tarafından işgal edildiğinde Kilis yakınlarına gelen 6 tabur İngiliz müfrezesi kışı Kilis’ te geçireceklerini bildirerek 6 Aralık 1918 günü Kilis’ e yerleştiler. 22 Ekim 1919 tarihinde İngilizler Kilis’ ten çekilerek yerlerini Fransızlara bıraktılar. Tunus, Cezayir, Siyam Madagaskar ve Ermeni asıllı Fransız işgal kuvvetleri Kilis’ ifiilen işgal ettiler.
İlk “Kuva-i Milliye” olarak nitelenen çeteler Fransızlarla karşı yıldırma harekatına geçerler. Pek çok şehit vererek boğaz boğaza süngü çarpışmaları olur. Düşmama büyük kayıp verdiler.

20 ay süren mücadele sonunda Fransızlar çekileceklerini bildirdiler. Kuva-i Milliyecilerimiz Albay Polat Bey önderliğinde 7 Aralık 1921 günü Kilis’ e girdiler. Hükümet konağındaki Fransız bayrağını indirerek sonsuza kadar dalganacak Türk Bayrağını çekerler.





 
Milli Mücadelede Kilis
(Ahmet BARUTÇU)



     Kilis kenti düşman işgalinden 77 yıl önce kurtuldu. Bu kurtuluş günü tarihte 7 Aralık 1921 olarak kayıtlıdır.

     Birinci Dünya Savaşı'nda oyuna getirilen Osmanlı İmparatorluğunu parselleyen işgal kuvvetleri, bir yandan Türkleri yok   etme çabalarını tezgahlamaya çalışıyorlardı.

     Üzerine kara bulutlar çöken yurdumuzun her yanında kan ağlayan ulusumuz, içinde sönmeyen mücadele volkanının   yeniden filizleneceği uygun bir zamanı ve ortamı bekliyordu.

     Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u. Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basışı tüm ulusumuz için Kurtuluş Savaşı'nın ilk belirgin işareti   oluyordu.

     Türk Ordusu'nun yanı sıra yer yer silaha sarılarak yurdu düşmandan kurtarma çalışmalarına katılan Kuvayi Milliyeciler'in   bir grubu da Kilis ve yöresinde faaliyete geçmişti. Kilis caddelerinde çalımlı turlar atan Fransız askerleri bu yörede de   tutunamayacaklarını kısa sürede anladılar. Bir umutla giriştikleri yıldırma politikaları kısa sürede iflas etti.

     Kentin batısındaki zeytinlik ve bağlarda üstlenen Kuvayi Milliyeci'ler gece baskınları ile işgalcileri şaşkına çeviriyorlardı. Kuvayi Milliyeciler'in mücadelesi giderek artan hücum ve baskınları sonrasında Fransız'lar Kilis'e geldiklerinden çok farklı   biçimde ve arkalarına bakmadan kenti terk ettiler.

     Kilis'i düşman işgalinden kurtarmak için tarihe altın sayfalar açanlar, "Ölmek var, dönmek yok" parolasıyla yola çıktılar. Öldüler, fakat dönmediler. Cepheden Cepheye koştular. Analar oğullarını şehit verdiler. Küçük yavrular babalarını bir daha geri göremediler. Bir bir çoğaldı güçlü ordu oldular.

     O karanlık günlerde güney cephesinden Kilis'e gelen Mustafa Kemal, Anadolu harekatını başlatırken, Kilis Hükümet Konağı'nın önünde toplananlara şöyle sesleniyordu: "İlk ayak Bastığım Türk toprağındaki bu uyanıklığa cidden hayran  kaldım. Ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Var olun aziz Kilisliler."

     KENT Gazetesi, (Kilis), Sayı: 10433
 


          Kilis 1818 yılında büyük bir kuraklık, 1820’ lerde bir deprem, 1826’ da veba salgını geçirmiş, 1831’ de Mısırlı İbrahim Paşa Ermenilerle halk arasında etkili bir savaş olmuş, bu arda kıtlık, bulaşıcı hastalıklar, çekirge saldırısı gibi afetlerden son derece etkilenmiştir.


          1915 yılında Osmanlı Devletinin yenik düşmesine karşın, önce İngilizler’ in, sonra Fransızlar’ ın istilasına uğramıştır. 7 Aralık 1921 yılında Düşman İşgalinden kurtulmuştur.