Anasayfa            İlanlarınız             Üye ol               Üyelerimiz        Sitede Ara         Hizmetlerimiz           İletişim

Anasayfa            İlanlarınız             Üye ol               Üyelerimiz        Sitede Ara         Hizmetlerimiz           İletişim
KİLİS SOKAKLARI EVLERİ VE GENEL ÖZELLİKLERİ       
Aysun (ÖZALP) SADIÇ (*)


       (Bu bölgede evler genellikle halk arasında “dam” denilen düz (toprak)  çatılı, dışa kapalı, dışarıya penceresi olmayan, içeride avlusu (havış, bahçe)  olan evlerdir. İklim koşullarına uygun olarak yetiştirilen biber, üzüm, incir vb. meyve ve sebzeler evlerin “dam” denilen yerlerinde kurutulur ve  salça, pekmez, sucuk yapılır.)


   1. Kilis’te Sokak ve Evlerin Özellikleri:

     Halk, toplumsal yaşamı sürdürebilmek, barınabilmek için evlere gereksinim duymuştur. İşte Kilis’te yapılan evler de yaşayan halkın gereksinimlerini karşılayacak bir tarzda inşa edilmiştir. Eski Kilis evlerinin hemen hepsinin halka şeklinde kapı “şakşakısı” (kapı çalma aleti) ve büyük demirden “kapı eli” vardır. Eskiden hacdan gelenlerin kapıları boyanır, yeni evlenenlerin ise evlerinin dış duvarına kireçle gelin-damat figürleri çizilirdi. Evler genellikle havuşlu (avlulu) olup odalar ve mutfak bu havuşun etrafında toplanmıştır.

     Mahalle araları genellikle dar sokaklar, dehlizler (çıkmaz sokak) veya kabaltılarından oluşur. ‘Tonos’ yapı ve ‘Tünel’ de deniyor.  (Üstü kapalı sokak. Sokakların bir bölümü üzerine evin bir mekânının yapılması ile yazın sokaklar gölge, üzerindeki evler ise serin olur). Bu dehlizlerin içinde birbirinden bağımsız 4 veya 5 ev bulunur. Eskiden bu dehliz denilen yerde olan evler daha kıymetli olduğu için Kilis’in ileri gelen ailelerinin evleri genellikle ya dehlizlerde ya da ara sokaklarda bulunmaktaydı. Bunun nedeni ise savaş yıllarında insanların evlerinin göz önünde bulunmasını istememeleridir.

     2. Geleneksel Kilis Evlerini Oluşturan Bölümler:

       a) Havuş

       Zengin bir tarihe sahip olan Kilis evleri sokaktan ayrılmış havuşlar etrafında gelişmiş yapılardır.  Evlerin girişinde genellikle solda veya bazen de sağda yüznumara (tuvalet) bulunur. Genellikle bütün evlerde su kuyuları bulunur ve su ihtiyacı buradan karşılanmaktadır. Yaz mevsiminde yemekler veya et bozulmasın diye satıl (kulplu bakır kap) içinde kuyuya sallanır. Havuşta ekinlik bulunur ve bu ekinliklerde gül, karanfil, rahen (reyhan), asma, limon, portakal, kayısı yetiştirilirdi.

      Kilis evleri odalar, havuş, mutfak ve mağara (kiler ve odunluk olarak kullanılan bodrumdaki oda) denilen yerlerden oluşmaktadır. Bu odalar havuşun etrafında toplanmıştır. Odalar güneye, batıya ve kuzeye karşı inşa edilir ve garp oda, şark ev, kıble oda, poyraz oda gibi isimlerle adlandırılırdı. Kışın güneye yazın ise kuzeye bakan odalarda oturulurdu. Kışın oturulan oda havuşun 3–4 merdiven basamağı aşağısındadır. Diğer odalara ise havuştan direk girilir veya 4–5 basamaklı dereçle (merdiven) çıkılan tabaka odalara geçilir. Oda tavanının 40–50 santimetre kadar aşağısında kuş pencereleri bulunur. Bu pencereler genelde oval ve dikdörtgendir, odanın ışık almasını sağlar. Odalar 3-4 tağa (pencere) ve giriş kapısından oluşur. Evlerin ve odaların yapı malzemesi yontma taştır.


      b. Mağara:

      Mağaralar, kiler olarak kullanılan serin yerlerdir. Buranın sıcaklığı her zaman 5–6 derece daha düşük olur.   Bazı evlerde mağaraya diğer odadan iç bir kapı ile havuşa çıkmadan veya mutfağın içinden geçilir. Mağaralarda yıl boyu gerekli olan “zahre” (mutfak ihtiyaçları: zeytin, turşu, peynir, salça, pekmez, sadeyağ vs.) carralarda ( küpler), özel sandıklarda muhafaza edilir. Eğer başka mağara yoksa kullanılmayan ve kapalı yerde durması gereken eşya ve odunlar da burada muhafaza edilir. Sıcak günlerde aile fertleri bu mağaralarda vakitlerini geçirirlerdi. Çünkü buralar serin ve loş yerlerdir.

        c. Oda:

       Odalara, kapıdan eşikle girilir.(Bu eşiklik, genellikle 2 metre eninde, 3 metre uzunlukta 60 santimetre derinlikte özel işlenmiş mermerlerle süslüdür.)  Oda kapıları genellikle –tahtadan-  çift kanatlı ve arkası mandallıdır. Oda içinde yük yerleri, mahmiller  (gömme dolap) ve alt kısımlarında çekmeceler bulunmaktadır. Yük yerlerine döşekler, yorganlar, yastıklar konulur ve bembeyaz kaneviççe (bir çeşit oya) işlemeli örtü ile kapatılırdı. Odanın duvarına “kahveci güzeli halısı” (ipekli, kahve içen bayanlar figürlü duvar halısı) ve idare lambası (gaz lambası) asılırdı. Çekmecelerde ise evde ihtiyaç duyulan çamaşırlar saklanırdı.

      Odaların tavan kısımları genellikle direk olup, altlarına sıva yapılacaksa tahta çakılır, direğin üzerine toprak çekileceği zaman dam loğlanırdı. (Loğ: Silindir iki tarafından delik siyah taştır.) Loğ bir çekecekle bağlanıp, toprak damın üzerinde yürütülür, bu işleme “loğlama” denir. Damlarda toplanan yağmur suları, taştan veya sacdan yapılmış çörtenle (yağmur sularının damlardan akıtıldığı taş veya sac oluk) havuşa iner, oradan da evin atık sularının geçtiği bellea’larla (havuştaki kullanma sularının geçtiği ark) dışarıya akıp gider. Kışın çok önceleri “tandır”(odaların orta yerinde ısınmak için bulunan mangal ateşi ile ısınan çukur yer) veya mangal ile ısınılırken daha sonraları soba ile ısınılmıştır. Tandır, evin orta kısmında bulunan gömme bir taş üzerine konulan ahşap bir kürsü ve onun üzerine örtülen geniş bir yorgandan oluşan bir ısıtma şeklidir. Evlerde baca yoktur. Sobanın borusu tağadan (pencere) çıkarılırdı. Odalar yıkandığı zaman sifon bulunmadığı için odalarda yerde küçük ve derin çukurlar bulunurdu. Oda yıkandığında pis su buraya biriktirilir ve bir tas ile alınıp dökülürdü. Genelde odaların içinde sandelye, divan, somya(sedir), halı, kilim, yer minderi gibi eşyalar kullanılırdı. Odaların pencereleri genellikle demir korkulukludur.

   
      d. Özel Oda:

      Eski evlerde bir de hali vakti yerinde, varlıklı zengin kişilere ait, özel odalar bulunurdu. Bu odalar  “haremlik-selamlık” denilen iki bölümden oluşurdu. Selamlık dış kapısı, cadde veya sokak kısmına açılır, orta kısmında küçük bir havuş bulunur ve burada bir veya iki oda daha vardır. Selamlık avlusundan ve ayrı bir kapıdan haremlik bölümüne geçilir. Mutfakta hazırlanan ikramlar, selamlık-haremlik arasındaki küçük bir pencereden yapılır. Yatılı gelen konuklar için, selamlıkta bulunan odalar, misafirhane olarak kullanılırdı.

       Bu odaların içinde sedirler, divanlar, yer minderleri, yün yastıklar, kahve kavurmak için tava, kahve kavurma kepçesi, kavrulmuş kahveyi dövmek için dibek-tokmak ve ateş mangalı bulunurdu. Kahve, kahve ibriğinde mangalda devamlı kaynar ve konuklara verilmek üzere her zaman hazırdır.

       Kahve o zamanlarda Arabistan ve Sudan’dan gelir, odalarda hizmetliler tarafından, kahve tavasında kavrulur, çekilir, içerisine kakule ağacının çekirdeklerinin içerisindeki tohumlar ezilerek, çekilmiş kahveye ilave edilir. Kakulenin zihin açıcı, hazmettirici, yatıştırıcı özelliği vardır. Bu baharat da Hindistan, Çin, Pakistan, Arabistan gibi ülkelerde yetişir ve oralardan gelmektedir. (Arapça adıyla, Habbil-hel denmektedir).

      Bu odalarda, müderrisler ve eğitim düzeyi belli olan kişiler toplanır, bağ, sebze bahçeleri, zeytinlikler, köy ve tarlalarda ekilen ürünler hakkında zirai bilgiler konuşur, tartışırlardı. Ayrıca fen, edebiyat ve dini konularda etraflıca konuşulurdu. Musiki, felsefe, mantık gibi bilim konuları, müderrisler tarafından okutulur ve anlatılırdı.

      Kilis’te Neşet Efendi Konağı ( şimdi İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır), Ahmet Bey Konağı, Osman Daldaban’ın, Şıhlar Mahallesi’ndeki evi, Bölük Mahallede
Şeyh Efendi’nin Tekkesi bu evlerden bazılarıdır.
   e. Mutfak:

    Mutfak avlunun doğu kısmında bulunur, bir kapısı ve bir penceresi vardır. Mutfağın bir bölümünde yemek pişirmek için 3–4 gözlü ocak vardır ve üzerinde puharı (baca) bulunur. Eskilerin anlattıklarına göre, puharının temizleme işlemi şu şekilde yapılır: Kümes hayvanları ( tavuk, hindi, horoz) ayakları iple bağlanarak puharıdan aşağıya sarkıtılır, çırpınan kümes hayvanının kanatları bu şekilde puharıyı temizlemiş olur. Temizleme işini bitiren kümes hayvanı kesilir ve ev için yemek yapılır. Daha önceleri ekmek evde pişirildiği için; ya havuşta ya da mutfağın içinde duvara gömülü ekmek tandırı bulunur. Mutfağın bir bölümünde “küllük” bulunur, ocaktan alınan küller elenir, küllük denilen yere konur, üzerine su ilave edilir, dinlenen bu küllü suyla bulaşık ve çamaşırlar yıkanır. Küllü su, içerisinde bulundurduğu organik, kimyasal maddelerden dolayı arındırıcı, beyazlatıcı özelliğe sahiptir.

     Mutfakta günlük işlerde kullanılan ekmek kazanı, hamur leğençesi, et dövme taşı, su kaddüsü (kova) gibi eşyalar bulunur, sahanları koymak için tahta dolap ve kaşıklık yer alırdı. Ayrıca kahvaltılık malzemeleri koymak için “tel dolap” bulunmaktadır. Bu dolapta yiyecekler elek kapak sayesinde hava aldığı için bozulmadan korunabilmektedir.

     f. Hamam

     Çok eski olan evlerde banyo bulunmadığı için su dışarıda ısıtılır ve oturulan odanın eşik (oda kapısının ilk giriş yeri) denilen kısmında yıkanılır. Daha sonra yapılan birçok evde ise banyoya mutfaktan girilmekteydi. Bu şekilde su ısıtılamayan banyolarda mutfakta ısıtılan su kullanılmaktadır. Banyoya “hamam” denir ve banyo yapılacağı gün banyo sobası yakılır, sıcak su bu şekilde elde edilir. Soba haftada bir gün yakılır ve tüm aile üyeleri aynı gün içerisinde banyo yapar. Banyodan çıktıktan sonra büyüklerin ellerinin öpülmesi geleneği vardır.

Kilis, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Çok farklı kültür ve dinlerin etkisi altında kalmıştır. Evler dışarıdan yüksek duvarlarla ayrılmıştır. Evlerin temel yapı malzemesi taştır. Şimdilerde çok kalmamakla beraber eskiden büyük aile halinde yaşandığı için eski Kilis evleri bu ihtiyaca da cevap verecek şekilde yapılmıştır. Oğlunu evlendiren aileler evlenen çift için evin bir odasını ayırırlar ve diğer bölümler hep birlikte kullanılırdı. Böylece aileler hep bir arada bulunurdu.

    Bugün eski Kilis evlerine çok nadir de olsa rastlanmaktadır. Fakat bu evler yıkılmış veya harabe halindedir. Ne yazık ki insanlar bu evleri yıkıp yerlerine çok katlı beton binalar yaptırmışlardır. Bir kısmının içerisinde oturan aileler olsa da çok katlı binaların arasına sıkışmış kalmıştır.



Eski Kilis evlerinden bir görüntü
Kilis sokaklarından bir görüntü(kabaltı)